Yükleniyor ..

Panik Atak Nedir ?

1 yıl önce 2970 Görüntülenme 5 dk okuma süresi
Panik Atak Nedir ?

Panik atak endişe, korku, vb. duygularını arasında bulunduran, nöbetler şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır

Psikolojik sorunlarla ya da bazı hastalıklarla birlikte görülebilir. Hasta birden bir nöbette tamamen  tehlike içindedir. Öleceğini, kalbinde bir sıkıntı olduğunu, kalp krizi geçireceğini düşünür. Atak 10 dakika içinde en şiddetli halini alır. Hasta panik arasında doktora başvurur. Bayılacağını, fazlaca fena şeyler olacağını düşünür. Yarım saat kadar sonra hücum geçmeye adım atar. Kişi kendini oldukça yorgun ve yorgun hisseder. Hiç bir şey yapmak istemez. Tahammülü kalmamıştır, yalnız tek kalmak istemez. Birinin yanında kendini güvende hisseder.

Panik Atağın Belirtileri:

Panik atağın 13 adet belirtisi bulunur. Bunlardan en az 4 tanesi varsa ürkü ataklı olma ihtimali fazladır.
Çarpıntı, kalbin sert ve fırlayacakmış şeklinde atması,
Terleme (ateş basması, üşüme),
Titreme,
Nefes almada zorluk, boğulma korkusu, tıkanma,
Baş dönmesi, bayılacağını düşünme,
Bulantı, geğirme, karın ağrısı çekme,
Nefesi kesilmek, almış olduğu havanın yetmediğini düşünerek derin nefes alma,
Göğüs sıkışması, ağrı,
Kendini hissedememe,kendine yabancılaşma, algılama güçlüğü (depersonalizasyon),

Panik Atak Nasıl Ortaya Çıkar, Neler Tetikler:

Çoğunlukla nedensiz bir şekilde ortaya çıkar. Beyindeki kimyasal maddelerden ya da beynin taraf kısmının fonksiyonunu yitirmesi sonucu ortaya çıkmış olduğu düşünülmektedir. Tek başına yahut muhtelif hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilir. Hastada belirtiler görülmeye adım atar. Stresli bir hayat sürme panik atağı tetiklemektedir.
Bunlar haricinde şu durumlar panik atağın ortaya çıkmasına neden olabilmektedir:
Sara hastalığı (epilepsi), 
akciğer- kalp hastalıkları,
Vitamin eksikliği, 
kafeinli besinlerle beslenme,
Tiroid bezindeki sorunlar, fazla adrenalin salgılanması,
Kan şekeri düşmesi, kansızlık, beyinde oluşan ur,
İlaçların yan tesiri sonucu,
Kapalı yerlerde bulunma, kalabalık bölgeler,
Depresyon, sinirsel bozukluklar,
Uyarıcı madde kullanımı ve bu maddenin ansızın kesilmesi sonucu ortaya çıkabilir
.

Panik Atak Görülenler ve Risk Grubu:

Toplumda görülme sıklığı yüzde 1-3 arasında değişmektedir. Genelde yirmili yaşlarda olmak üzere her yaşta ortaya çıkabilir. Kadınlarda görülme ihtimali birazcık daha fazladır. Genetik özellikler de etkilidir. Yakın akrabalarında panik bozukluk olanlarda görülme sıklığı daha çoktur.
Bazı insanoğlu çıkarlarını toplumda anlatım etmekten uzak duruyorlar. Sürekli baskı altında yaşayanlar, içerisine kapanmış, sorunlarını kimselerle paylaşmayanlar asosyal bir hayat devam eden şahıslarda görülebilir. İnsanın kendi dürtülerini baskılaması yanlıştır. Öfkesini, üzüntüsünü, cinselliğini dışa vurmak durumundadır. Bunların baskılanması veya başkaları tarafınfan engellenmesi ürkü bozukluğa neden olur.
Bağımlılık yapan maddeleri kullanan bireyler, kendini suçlu hissedenler, sorunları kafasına oldukca takan insanlar, mükemmeliyetçi bir yapıya haiz olanlarda ürkü bozukluk görülebilir.

Panik Atakla Panik Bozukluk Arasındaki Fark Nedir? 

Panik atakla panik bozukluk aynı değildir. Panik bozukluk kalp krizi geçireceğini, öleceğini, atakların yeniden olacağını, inme geçireceğini düşünerek sürekli endişe, tehlike içinde bulunma şeklindedir. Başka bir rahatsızlığa bağlı şekilde ortaya çıkmaz. Bu bozukluk iki şekilde bulunabilir: agorafobili veya agorafobisiz. Agorafobi sadece kalma korkusudur. Kapalı yerlerden kalabalık yerlerden uzak durma, evde tek başına kalmak istememe gibi durumlar görülmektedir. Dışarıya yalnız çıkmaktan korkar ve sosyal olmaktan çıkar.

Panik Atak Tedavisi: 

Öncelikle muayene ve testler yapılıp herhangi bir kalp- damar veya solunum rahatsızlığı olup olmadığı araştırılır. Fakat bu hastalıkların olması panik atak olmadığını göstermez. Panik atak bunlarla beraber de olabilir. Tedavideki gaye ürkü atağı bulunmamaktadır , hastanın endişe tehlike duygularını test altına almak, sosyal bir hale getirmek ve bu rahatsızlık sonucu oluşan psikolojik sorunları önlemektir. Bunun için ilaç tedavisi yanında hastaya terapi de uygulanmalıdır. Hastayı rahatlatmak gerekirse egzersiz yaptırmak gerekmektedir.
Tedavi için depresyonu engelleyici (antidepresan) ilaçlar kullanılır. Bunun beraberinde yatıştırıcı, gevşetici, sakinleştiriciler de kullanılabilir. İlaç yeni kullanılmaya başlandığında problemler gözükse de, bunlar zaman içinde azalır. İlacı bırakmamak icap eder. Hastalık geçse bile tekrarlamaması için bir müddet daha ilaca devam edilmelidir. İlacın dozunu ve kullanım zamanını doktorun önerilmiş olduğu biçimde gerçekleştirmelisiniz. Atak sırasında alınan ilaç işe yaramaz.

Atak Sırasında Neler Yapılabilir: 

Bir yere oturmalı ya da uzanmalısınız. Kendi kendinize bunun sadece bir atak olduğunu, korkulacak bir durum olmadığını söyleyin ve atağın geçmesini bekleyin. Atak sırasında üzücü, heyecanlandırıcı tartışmalardan kaçmak gerekir. Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız. Kendinizi kontrol etmeye çalışın. Atak sırasında derin nefes almayın, çünkü şikayetler artar. Nöbet geçene kadar bir torbaya soluk alıp verilebilir.

Çevrenin reel olmadığını düşünme (derealizasyon),
Ölmekten korkmak,
Çıldıracağını düşünmek, başkasına zarar verme korkusu,
Vücutta uyuşma, karıncalanma.

Paylaş Paylaş
Yazar
Hayata dair

Sağlıklı Yaşam

Yorumlar


Hiç yorum bulunmamakta.

Facebook Yorumları